Kategori

Genel

Kategori

İspanya’nın Bask bölgesinin en büyük ve en gelişmiş şehri Bilbao’yu keşfetmeye hazır mısınız? Bilbao’nun İspanya’nın değil Bask bölgesinin bir şehri olduğunda ısrar eden kişilerin yaşadığı bir kentteyiz. Aslına baktığınızda Bilbao, Fransa’nın sınırında yer alıyor diyebiliriz. Acaba bu yüzden mi Bilbao’lular İspanya’yı değil de Bask bölgesini ülkesi gibi kabul ediyor? Neden olmasın? İlginç… Biz konuyu fazla uzatmıyoruz ve “Bilbao’da nereleri gezmeli?” sorumuza yanıt aramaya başlıyoruz!

Guggenheim Müzesi

Bu müze Bilbao’nun en önemli modern sanat müzesi. Eğer bir sanat düşkünüyseniz burası tam size göre! Binası aynı zamanda dünyadaki en önemli yapılardan biri olarak kabul ediliyor. Müzenin içinde yer alan lokanta bile Michelin yıldızlı diyerek ne kadar güzel olduğunu anlatmış olur sanırız. Buradaki her eserin ayrı bir anlamı var ve sadece içinde değil dışında da birçok eser var. Bu harika müzeyi dikkatlice gezmenizi tavsiye ederiz.

Zubizuri Köprüsü

Nervion Nehri’nin üstündeki etkileyici köprü aslında bir yaya köprüsü. Şehrin sembolü haline gelen yapı, “Beyaz Köprü” olarak da bilinir çünkü rengi bembeyaz. Buradan geçerken gerçekten çok keyif alacağınıza eminiz. Köprünün altından gemilerin geçişini izlemek insana ayrı bir huzur veriyor. Ünlü mimar Santiago Calatrava tarafından tasarlanan köprü, bir kemeri andırıyor aslında. Bilbao’ya geldiyseniz Zubizuri’den bir tur geçmeden dönülmez diyoruz.

Bilbao Güzel Sanatlar Müzesi

Plaza del Museo’da yer alan bu müze gezilecek yerlerin gerçekten başlarında yer almalı. Sergilediği yaklaşık 8 bin eseri sanatseverler kaçırmamalı. Evet, siz de haklısınız, hepsine tek tek nasıl bakacaksınız ki… En azından bu müzenin havasını tatmadan da Bilbao’yu gezdim demeyin. Yemyeşil bir alanda yer alan müze, bakanlık tarafından altın madalyaya layık görülmüş. Daha ne diyebiliriz ki! Bu arada bir sır daha verelim; müze 1962 yılında milli eser ilan edilmiş.

Casco Viejo (Yedi Cadde)

Burası Bilbao’nun en eski yerleşim yerlerinden biri. Eski binaları keşfetmeyi sevenleri Casco Viejo’ya çağırıyoruz. Rengârenk binaları, çeşit çeşit dükkânları ve nostaljik havasıyla bu cadde her anlamda büyüleyici. Buradan Bilbao’nun tarihi atmosferine tanıklık edebilirsiniz. Hele bir de karnaval zamanında gittiyseniz, o eğlenceye, danslara ve müziğe doyamayabilirsiniz. Aslında ilk kurulduğunda burası üç cadde üzerine yapılmış. Daha sonra nüfus arttıkça, cadde sayısı yediye çıkmış. Böylece adı da “Yedi Cadde” olarak kalmış. İsmi bile buram buram tarih kokuyor!

Arriaga Tiyatrosu

Neo-barok tarzına sahip bir opera binası, tamamıyla büyüleyici! “İspanyol Mozart” lakabıyla bilinen bestekâr Juan Crisostomo Arriaga’nın anısına yapılmış bu bina. Burada Aste Nagusia (Büyük Hafta) adında bir festival yapılıyor. Festival her yıl 22 Ağustos’ta Arriaga Tiyatrosu’nda başlıyor ve insanlar cidden çok eğleniyorlar. Bu tarihlerde giderseniz mutlaka eğlenceye tanıklık etmelisiniz. Zaten yazın gitmenizde fayda var çünkü yağmurun en yaz yağdığı mevsim diyebiliriz.

Bilbao’da yemekleri seveceğinize eminiz. Burada İspanyol mutfağına rahatlıkla doyabilirsiniz. Yemeğinizi kendiniz yapmayı düşünürseniz de harika meyveler ve sebzeler bulacağınız La Ribera Pazarı’na mutlaka uğramalısınız. Alışveriş için gitmeseniz de pazarda yer alan restoranlarda tüm yerel lezzetlerin tadına varıncaya kadar yemek yiyebilirsiniz. Son olarak; eğer Bilbao’ya yaz mevsiminde değil de başka bir mevsimde gitmeyi düşünüyorsanız, yanınıza şemsiye ve yağmurluk almanızı mutlaka tavsiye ederiz. Ne yazık ki yağmurun ne zaman yağacağı hiç belli olmuyor! Evet, Bilbao’yu keşfetmeye artık hazırsınız. O yüzden Bilbao biletinizi www.atlasglb.com adresimizden hemen almalısınız!