Fransa denince hemen hemen herkesin aklına, Fransa’nın olduğu kadar aşkın da başkenti olan Paris gelse de doğal güzellikleri, tarihi dokuları ve yemekleriyle Fransa’nın neredeyse her kenti başlı başına büyüleyici. Gelin, Atlasglobal’le kolayca seyahat edebileceğiniz Fransa’nın iki popüler şehri Lyon ve Bordeaux’yu yakından tanıyalım.

Lyon

Paris ve Marsilya’dan sonra Fransa’nın üçüncü büyük şehri olan Lyon; Rhône ve Saône nehirlerinin birleştiği noktadaki konumu itibariyle ülkenin ticaret, bankacılık ve sanayi kenti olmuş. Bugün tekstil, mühendislik, biyoteknoloji ve ilaç sektörlerinde de uluslararası bir üne sahip. Aynı zamanda dünyanın başlıca ipek üretim merkezlerinden biri olan kentin, aslında diğer özelliklerinden fazla öne çıkan bir şöhreti var; o da Lyon’un pek çok otorite tarafından dünyanın gastronomi şehri olarak kabul edilmesi. Fransız mutfağının en “rustik”, en derin versiyonunu bulabileceğiniz bu şehre, bu şöhreti kazandıran kişi ise var olduğu dönemde “yaşayan en büyük şef” kabul edilen ve adına dünyanın en prestijli gastronomi yarışması düzenlenen, doğma büyüme Lyon’lu büyük şef Paul Bocuse. Bocuse’un ismi, onun yarattığı Michelin Yıldızlı restoranları ve konseptleri, bugün yüzlerce insanın Lyon’a gelmesini sağlıyor. Kendisi, Lyon’un son 50 yıldaki gelişimine katkıda bulunan en büyük kaynaklardan. Şehirde üç Michelin Yıldızlı üç tane restoranının yanı sıra yine kendisinin sahip olduğu daha sade ve “ucuz” restoranları da mevcut.

Gelelim Lyon’da nereler görmeniz, nereleri görmeden dönmemeniz gerektiğine. Bünyesinde bulunan birçok yerin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdiği Lyon’da, daracık taş sokaklarıyla zamanda başka bir boyuta geçtiğiniz hissi veren Vieux Lyon, yani “eski şehir” bölgesi size unutulmaz bir seyahat deneyimi yaşatacak. Birçok meydan, eski tarzda mimariye sahip köprüler ve şirin Fransız kafeleri bulunan bu bölge, kendi içerisinde St Paul, St Jean ve St Georges adıyla üçe ayrılıyor. Lyon, anlatmakla bu yazıya sığdıramayacağımız şehirlerden ama biz yine de mutlaka görmeniz gereken yerleri burada kısaca sıralayalım:

  • Şehrin ikonik simgesi Basilique Notre Dame de Fourvière
  • Üzerinde ünlü Lyon’lu isimlerin duvar resimleri olan bina Fresque des Lyonnais
  • Opéra de Lyon ve içinde bulunduğu meydan Place de la Comédie
  • Museum of Fine Arts
  • Sinemanın doğuş hikayesine tanık olacağınız Musée Lumière
  • Şehrin bohem bölgesi ve hipster’ların gözdesi La Croix-Rousse
  • Size bambaşka bir müze deneyimi yaşatacak Musée des Confluences

Bordeaux

Fransa’nın beşinci büyük kenti olan Bordeaux, 2007 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınarak, tarihi dokusunun ve güzelliğinin önemini ispatlamış bir şehir. Bağcılıkla özdeşleşen bu kentte, hayatın sakin akışı sakın sizde sıkıcılık hissi uyandırmasın. Her köşesinden unutulmaz anılarla ayrılmanızı sağlayacak Bordeaux’da şehir sakinleri keyiflerine ve her Fransız gibi yeme içmeye çok düşkünler. Hafta sonu olduğu kadar hafta içi de tüm sokak ve meydanların cıvıl cıvıl olduğu kentte, tura Vieux Bordeaux adı verilen eski şehirden başlamak en iyisi. Bu bölgede Gotik mimarinin en güzel örneklerinden kabul edilen Cathédrale Saint-André mutlaka görülmeli. Tour Pey Berland adındaki çan kulesine çıkıp Bordeaux manzarasının da tadını çıkarabilirsiniz tabii. Paris’teki Opéra de Garnier’in bir modeli olarak tasarlanan Grand Théâtre ise şehrin en görkemli yapılarından biri. Opera binasının bulunduğu meydanın adı ise Place de la Comédie. Bu meydanda bulunan bir diğer görülmeye değer bina, geçmişi 230 yıl öncesine dayanan Le Grand Hotel Bordeaux.

Bordeaux için meydanlar şehri demiştik. Yoksa demedik mi? O zaman şimdi diyelim; Bordeaux bir meydanlar şehri. Bu meydanların içerisinde imza olan bir meydan var ki; o da Place de la Bourse. Bu meydanın özelliği sahip olduğu görkemli binaların yanındaki Miroir d’eau adı verilen oldukça geniş ve sığ havuz. “Su aynası” anlamına gelen bu havuzdan zaman zaman fıskiyelerle su gösterileri yapılsa da asıl önemli özelliği bulunduğu meydanın tüm güzelliklerini yansıtan bir ayna görevi görmesi. Sırf bu manzarayı gördükten sonra bile bu şehre âşık olabilirsiniz. Bordeaux’un güzellikleri anlatmakla bitmez, ama biz yine de görmeden dönmemeniz gereken noktalarını sayalım:

  • Öğrenci hayatının kalbi Place de la Victoire
  • Eski bir kilise olan Cinéma Utopia
  • Şehrin en popüler mekânı L’Apollo’nun bulunduğu meydan Place Fernand Lafargue
  • Musée des Beaux-Arts de Bordeaux Güzel Sanatlar Müzesi
  • Renkli ve keyifli mekânlara ev sahipliği yapan Quai des Chartrons

Yazımızı bitirmeden şunu da ekleyelim; Bordeaux’a geldiğinizde burada karşınıza en çok çıkan yiyecek, dışı karamelize, içi hafif ıslak bir hamur tatlısı olan ve kendine özgü kalıplarda pişirilen canelé. Bu enfes tatlıdan elinize bir tane alıp şehirde kurulan birbirinden güzel antika pazarlarını gezme keyfini yaşayabilirsiniz.

Write A Comment

11 + 6 =