Bu güneşli yaz günlerinde size Atlasglobal ile uçabileceğiniz en güzel lokasyonlardan birini; güneşin, denizin, dışı rengârenk seramiklerle kaplı en güzel evlerin bulunduğu, sıcak ve güler yüzlü insanlarla dolu Portekiz’in ikinci büyük şehri Porto’yu anlatacağız.

Evet, hazırsanız Porto turumuz başlasın!

 

Geçmişi 4. Yüzyıla Uzanan Bir Şehir

Porto şehrinin kuruluşu Roma İmparatorluğu dönemine denk gelir. İsim anlamı da “liman” olan tarihi kentin geçmişi 4. yüzyıla kadar gidiyor. Döneminde çok önemli bir ticaret limanı olan Porto, uzun bir süre Müslümanların hâkimiyetinde kalmış. Douro Nehri’nin etrafında şekillenen kentin simgesi haline gelmiş iki yapıdan birincisi; meşhur Fransız mühendis Gustave Eiffel tarafından yapılan Dom Luís I ve üzerinden demiryolu geçen Maria Pia köprüleridir. Kent aynı zamanda Avrupa’nın en iyi 150 üniversitesi arasında bulunan ve 1911 yılından bu yana hizmet veren Porto Üniversitesi’ne de ev sahipliği yapıyor.

 

Özenle Muhafaza Edilmiş, Tarih Kokan Bir Şehir

Porto’nun sahip olduğu tarihi mirastan daha önemli olan tek şey, belki de sahip olduğu bu tarihi mirası özenle koruması. Her sokağı her caddesi her binası, kısacası her köşesi tarihle dolu bu kent, dolu dolu bir tatil geçirmek için tam doğru adres.

Şehir, diğer tüm Avrupa şehirleri gibi eski ve yeni olarak ikiye ayrılmış durumda. Gerçi bakmayın siz yeni dediklerine. Burada her şey sanki ilk kurulduğu günkü gibi duruyor. Tüm Portekiz’e hâkim çinili evler Porto’nun da en önemli simgelerinden; yalnız Porto’nun Portekiz’in çini merkezi olduğu düşünüldüğünde, buradaki evlerin daha bir güzel olduğunu söyleyebiliriz rahatlıkla.

  • Şehir turuna öncelikle az önce bahsettiğimiz iki tarihi köprüden biri olan Dom Luis I Köprüsü‘nden başlayabilirsiniz. Douro Nehri kıyısında çimlerde uzanıp keyif yapmak da serbest!
  • İçerisinde adeta hazine yatan, Portekiz’in ilk ve en önemli sanat müzesi Soares dos Reis Ulusal Müzesi’ni ziyaret edin. Müze, adını Portekizli ünlü sanatçı António Soares dos Reis’ten alıyor.
  • Şehrin bir diğer önemli özelliği de tüm Porto’yu yukarıdan izleyebileceğiniz ve kendine has tasarıma sahip Guindais Füniküleri’dir. Dom Luis I Köprüsü’nden başlayan bu yolculuk, şehrin en eski mahallesi Bairro da Sé’de son bulur.
  • Porto deyince akla gelen bir diğer yer ise Kristal Saray Bahçeleri adlı devasa yeşil alan. Maalesef günümüze ulaşamayan Kristal Saray’dan ismini alan bu bahçelerin içerisinde bugün Kristal Saray’ın yerine modern mimariyle inşa edilmiş Pavilhão Rosa Mota isimli yapı bulunuyor.
  • Kristal Saray Bahçeleri’nin içerisinde yer alan bir diğer yapı ise Portekiz’in en ilginç yapılarından biri olan ve 19. yüzyıl romantizm akımından etkilenerek inşa edilen Quinta da Macieirinha Romantizm Müzesi’dir. Müzede sergilenen her biri birbirinden değerli kristaller, İngiliz porselenleri, gümüş takımlar, dönemin ihtişam ve gösterişini yansıtır. Müzenin diğer ilgi gören bölümleri ise kralların kaldığı odalar, giyinme odaları ve balo salonudur.
  • Porto’nun en dikkat çekici yapılarından bir diğeri de şehrin manzarasına ve Douro Nehri’ne hâkim Serra do Pilar Manastırı’dır. 16. yüzyılda inşa edilen bu manastırın yapımı tam 72 yıl sürmüş. 1996’dan beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan manastır, her yıl yüzlerce turist tarafından ziyaret ediliyor.
  • Dünyanın ilk borsalarından birine sahip Portekiz’in Porto’da bulunan borsa binası da meşhur elbette! Neoklasik tarzda ve oldukça gösterişli bir iç mimariye sahip bina, bugün aktif olarak kullanılmasa da Porto’nun milli değerleri arasında gösteriliyor.
  • Borsa binasının hemen yanındaki Aziz Francis Kilisesi (São Francisco Kilisesi) ise dışarıdan Gotik-barok mimarisi ile mütevazı dursa da iç dekorasyonunda 300 kilo altın kullanıldığı söylentilerinin hakkını sonuna kadar veriyor. Bugüne kadar gördüğünüz kiliselerin en gösterişlisi kabul edeceğiniz Aziz Francis Kilisesi, inanmakta zorluk çekebilirsiniz ama 1245 yılında kurulmuş.

 

Adının Hakkını Veren Bir Kafe ve Porto’da Harry Potter İzleri

Café Majestic, yerli ve yabancı tüm kaynaklarda Porto’ya gittiğinizde görmeden dönmemeniz gereken yerlerin başında geliyor. I. Dünya Savaşı öncesi, 20. yüzyılın başlangıcına ait “Belle Epoque” tarzında inşa edilen kafenin açılış tarihi ise 1920! Hâlâ ihtişamından hiçbir şey kaybetmeyen kafe, tüm öğünlerde tercih edebileceğiniz bir adres. Ama bizim size tavsiyemiz, et ürünleri, ekmek, peynir ve sıcak sos ile hazırlanan Portekiz’e özgü lezzetli bir sandviç olan Francesinha. Kafenin hamur işi tatlıları ve rabanada adlı yumurtalı ekmek tatlısı da rağbet gören lezzetler arasında.

Şimdi Porto’nun Harry Potter’la ne alakası var derseniz, şöyle; J.K. Rowling ilk kitabı Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın bir bölümünü Porto’da yaşadığı iki yılda yazmış. Şehrin sokaklarından, kafelerinden, gösterişli yapılarından aldığı ilham kitaplarda göze çarpıyor. Ama Rowling’in belki de en çok etkilendiği yer, mimarisinden, yapısından, kırmızı merdivenlerinden etkilenip kafesinde yazmaya koyulduğu ünlü kitapçı Livraria Lello. Eğer bir Harry Potter hayranıysanız, bu muhteşem hikâyenin esin kaynağını görmek size mutluluk katacak.

 

Görmeden Dönme Diyeceğimiz Yerler

Porto’nun her köşesi kendi içerisinde eşsiz güzelliğe sahip olsa da size son tavsiyelerimizi de vererek yazımızı bitirelim.

  • Atlas Okyanusu’nda gün batımını izlemeden, muhteşem plajlarında okyanusta yüzme deneyimi yaşamadan,
  • Rengârenk çinilerle kaplı evlerin önünde fotoğraf çektirmeden,
  • Duoro Nehri’ndeki kocaman yerel kayıklarla nehri gezmeden,
  • 225 basamaklı Clerigos Kulesi’nden şehir manzarasını izlemeden,
  • Rua Fernandes Tomas caddesinde kurulan ve yiyecekten antikaya, çiçekten şarküteri ürünlerine kadar çeşit çeşit ürünler bulacağınız Bolhão Pazarı’na uğramadan Porto gezinizi tamamlamayın der, anlatmakla buraya sığdıramayacağımız bu güzel şehirde size keyifli tatiller dileriz!

 

Air France ortak uçuşlarımızla Porto uçak biletinizi almak için hemen Atlasglobal’i ziyaret edin.

Write A Comment

two + one =