İspanya Krallığı’nın başkenti Madrid! Avrupa Birliği’nin üçüncü büyük şehri olan Madrid, adeta kültür ve sanat mirası… Sorsak çoğunuzun İspanya’da en çok görmek istediği şehirlerden biridir Madrid, öyle değil mi? Bazılarınız eminiz Barselona der ama ikisi kapışır! Madrid, Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biri. Peki, bu Madrid’de ne var bu kadar? Anlatıldığı kadar güzel mi dersiniz? Şimdi sizlere gerçek Madrid’i tanıtacağız.

Plaza Mayor

Madrid’de belki de en tanınmış meydan burası diyebiliriz. İçinde köklü bir tarih yatan bu meydan, Casa de la Panadería binası ile çevrili. Burası belediye sayılır aslında. Zamanında boğa güreşleri, senfoniler, pazarlar, turnuvalar ve daha birçok etkinlik burada yapılırmış. Geziye ana yerden başlamak her zaman işinizi kolaylaştırır, unutmayın.

Puerta del Sol

“Ayı ve Koca Yemiş Ağacı” ile III. Charles heykellerinin süslediği bu yer Madrid’in kalbi sayılır. Koca yemiş ağacı ve ayı ise şehrin 13. yüzyıldaki simgesi. Oldukça anlamlı… Kaybolma paniği içine girdiğiniz an bu meydanı bulmanızı tavsiye ederiz; böylece hemen toparlayacaksınız turunuzu. Yalnız bir uyarı yapmak istiyoruz; burada yankesiciler oldukça fazla çünkü turist kaynayan bir meydandan bahsediyoruz. İşte bu sırada çantalara dikkat!

Reina Sofia Müzesi

İspanya’da 20. yüzyılın en büyük sanat koleksiyonunu barındıran Reina Sofia Müzesi, 1994’te kurulmuş. Bu müzede Pablo Picasso’nun en önemli eserlerinin çoğu yer alıyor. Bu eserlere ünlü Guernica da dâhil… Hem Salvador Dalí gibi İspanyol sanatçılarının hem de uluslararası sanatçıların eserlerini barındıran bu müze, sanatseverlerin ilgisini oldukça çekiyor. Burada bir hatırlatma yaparak diğer maddeye geçiyoruz; bu müze salı günleri kapalı…

Buen Retiro Parkı

Gezisine yeşillikler içinde ara vermek isteyenler için ise bir park önerimiz var: Parque del Buen Retiro. Yalnız dikkat! Parkın bir ucundan diğer ucuna yürümek neredeyse yarım saatinizi alabilir. Gözünüzde küçük bir park canlanmasın… Burada yeşillikler arasında biraz dinlenmek, uyumak, kitap okumak veya kahve yudumlamak resmen huzurun tanımı! Biraz oksijenin kimseye zararı olmaz.

Santiago Bernabéu Stadyumu

Futbolseverler de aramızda mı? O zaman bu maddeyi iki kere okuyacağınıza eminiz. Eğer o gün maç yoksa çok şanslısınız, stadı rahatlıkla gezebilirsiniz. Maça gitmek istiyorsanız orası ayrı tabii, sizin tercihiniz. Önceden gidip maçın ruhunu yaşamanızı tavsiye ederiz. Burası Real Madrid’in stadı olarak geçiyor, Atlético Madrid’in stadı ise Vicente Calderón. Günler sizin, dilediğiniz gibi gezin!

Madrid’de Ne Yemeli?

İspanyol mutfağı tabii ki bir Türk mutfağına benzemiyor, fakat gerçekten lezzetli yemekleri de mevcut. Tapas ve churros yemeden dönmeyeceksiniz değil mi? Bunlar İspanyol yemeklerinin ataları adeta! Tapas aslında meze olarak geçiyor, ekmek veya cipslerin üzerine çeşitli soslar sürülen bir atıştırmalık. Churros ise tatlı, çikolatalı bir hamur işi. Oldukça lezzetli! Et ürünleri de oldukça kaliteli, çekinmeden deneyebilirsiniz. Tabii bazı yemeklerini denemeye çekinebilirsiniz.

Madrid’i yazın mı gezmek istersiniz, yoksa kışın mı? Kalabalığı ve uzun kuyrukları sevmeyenler için kışın gidilmesini tavsiye ederiz. “Soğuğa katlanamam, ben sıcakta gezmeyi seviyorum.” diyenlerdenseniz sizi Madrid parklarına, çimlere çağırıyoruz. Tarihi, modern bir dokunuşla süsleyen Madrid’i gez gez bitiremezsiniz. Özellikle sayısı oldukça fazla olan müzeler için geniş bir zaman ayırmanızı tavsiye ederiz. O zaman biletinizi şimdiden alın ve muhteşem bir tatile hazır olun!

Write A Comment

three × 4 =